Bugün izninizle biraz da gündemdeki gelişmelerden bahsetmek istiyorum.
Öncelikle belirteyim ben hep tam gün çalıştım ve halen de tam gün çalışıyorum. Muayenehanem de yok, özel hasta da bakmıyorum.
Malumunuz Tam Gün Yasası Resmi Gazete’de yayınlandı. 1 yıl sonra tam olarak yürürlülüğe girecek. Elbette ki hepimizi de etkileyecek. Ben de bu konuya kısaca değinmek istiyorum.
Şu anda üniversite hastanelerinde döner sermayenin büyük kısmını özel muayene ücretleri oluşturur. Vezneye yatırdığınız ücretin bir kısmı öğretim üyesine geri kalanı da üniversiteye gider. Mesela 200 TL ücret ödediyseniz. Bunun 20 TL’si öğretim üyesine 180 TL’si ise üniversite döner sermayesine gider. Bu yüzden de Tam Gün Yasası ile üniversitelerin döner sermayeleri azalacaktır.
Gelin en yüksek rakamlarla bir öğretim üyesinin kazandığı parayı hesap edelim. Günde 5 hasta gören ortalama bir öğretim üyesi yukarıdaki hesaba göre ayda 2000 TL kazanır. Maaşı da 2000 TL olsa aylık net kazancı 4000 TL olur. Genelde de öğretim üyelerinin günlük özel muayene sayısı 3’ü bilemedin 4’ü geçmez. Ayın 20 günü de özel hasta bakamazlar. Dersleri olur. Toplantıları olur. Kongreye giderler. 10-15 gün ancak hasta bakabilirler. Yani aldıkları para aylık 3000 TL civarındadır. Bu yüzden de üniversitede özel hasta bakacaklarına muayenehane açıp orda özel hasta bakmaya başlarlar. Problem de buradan başlar.
Kimse durup dururken cebinden bir sürü para verip muayene olmaz veya ameliyat yaptırmaz. Hiç düşündünüz mü? Neden hastalar özel muayene olur? Neden özel ameliyat yaptırır? Bunun sebeplerinden başlayalım.
Sebepler genel olarak üçe ayrılabilir.
- Hasta ile ilgili sebepler
- Hastalık ile ilgili sebepler
- Sistem ile ilgili sebepler.
Hasta ile ilgili sebepler hastanın özellikle öğretim üyesinden muayene olmak istemesinden doğan sebeplerdir. Hastanın ya mali durumu iyidir ve özel ilgi görmek ister ya da hastalığından dolayı çok gergindir bu durumu sadece öğretim üyesinin çözebileceğine inanır. Psikiyatrik hastalıkları olan hastalar bu gruba örnek olarak verilebilir.
Hastalık ile ilgili sebepler ise hastalığın çok ileri, zor tedavi edilebilen veya özel ilgi gerektiren bir hastalık olmasından kaynaklanır. Bu hastalığını her hekimin tedavi edemeyeceğini düşünen veya bilen hasta mecburen muayene veya ameliyat için öğretim üyesine başvurur. Bazı kalp ameliyatları, özel ilgi gerektiren hastalıklar, tüp bebek yöntemleri ve kanser tedavilerinin bir kısmı örnek olarak verilebilir.
Sistem ile ilgili sebepler ise daha çok randevu sisteminden, hastanenin veya bölümün uyguladığı politikalardan kaynaklanır. Şehir dışından gelen veya geciktirilmeden tedavisine başlanılması gereken hastalara randevu verilerek tedavinin geciktirilmesi hastaları özel randevu sistemine yönlendirir.
Tam gün yasası olmadan önce bu üç grup hasta da özel muayene sisteminden faydalanıyordu. Tam gün yasası ile bu yollar kapandığına göre bu hastalar da diğer hastalar gibi değişen sisteme ayak uydurmak zorunda kalacak. Yalnız birçok problem bunun öncesinde çözülmek zorunda.
Mesela bir kalp ameliyatı için ameliyatı yapacak hekim bulamayan, çok riski olduğu için ameliyatı yapılmayan hastalar ne olacak? Eskiden parayı vererek bu işi en iyi yapan hekime gidip tedavilerini oluyorlardı. Şimdi para da almayan bir hekim neden bu kadar riskli bir hastayla uğraşsın ki? Onun yerine daha az komplike olmuş yani göreceli olarak daha rahat, ameliyatı daha az süren, riski daha az hastaları ameliyat eder. Hem daha az yorulur hem de daha çok para kazanır. Yani bir cerrah tümör cerrahisi yapacağına apandisit yapar. Kalp kapağını değiştireceğine varis ameliyatı yapar. Bir hematolog lösemi tedavisi vereceğine anemi tedavisi verir. Bir gastroenterolog ERCP veya enteroskopi denilen uzun ve zor olan işlemler yapacağına reflü tedavisi verir.
Sorun burada da bitmiyor ki her hastalık bir olmadığı gibi her hasta da aynı değildir. 85 yaşında, son dönemde şekeri, kontrolsüz hipertansiyonu, ileri evre kalp yetmezliği, kalp damar tıkanıklığı olan bir hastaya kalp kapak ameliyatı yapmayı kim isteyecektir ki? Onun yerine 25 yaşında hiçbir başka hastalığı olmayan bir hastanın kalp kapak ameliyatını yapmak hem daha az risklidir hem de daha kolay.
Maddi imkanları iyi olan ve bir öğretim üyesinden muayene olmak isteyen hastalar da muayene olamayacaktır. Parasıyla bile hasta istediği ilgiyi göremeyecektir.
Sistem ise çok daha fazla karışacak özel hastaların da normal polikliniğe başvurması ile hastaların randevu süresi uzayacaktır. Tedavileri ise buna bağlı olarak gecikecektir. Hastalar tüm bunların sonucunda özel hastanelere yöneleceklerdir.
Muayenehanede veya hastanede özel olarak hasta bakan öğretim üyeleri ise bilimsel çalışmalara yönelip hastaları araştırma görevlilerine yani asistanlara baktıracaktır. Bu işin sonunda kazanacağımız bir şey varsa o da Türkiye’den daha çok bilimsel çalışma çıkacak olmasıdır. Bu açıdan yasa oldukça yararlı sonuçlar verecektir.
Peki, çözüm ne o zaman? Benim bir çözüm yolum var. Sağlık bakanımız her türlü çözüm önerisine açık olduğunu ifade etmişti. Bakalım beni duyan kimse olacak mı?
Neyse, benim çözüm önerilerim şunlardır:
- Muayenehaneler kapatılmalı. Buna itirazım yok.
- Öğretim üyeleri hastanede özel hasta bakabilmeli ve özel ameliyat yapabilmeli.
- Öğretim üyeleri kendilerine ödenmesi gereken özel muayene ve ameliyat fiyatlarını belirleyebilmeli. Böylece bazı öğretim üyelerinin kapısında yığınak olması önlenecektir. Çok tercih edilen öğretim üyeleri de daha fazla kazanacaktır veya daha az hasta görerek daha az yorulacaktır. Alt ve üst sınırlar yönetmelikle veya Türk Tabipleri Birliği tarafından belirlenebilir.
- Bakılan özel hastaların muayene veya ameliyat ücretlerinin bir kısmı hasta tarafından karşılanmalı, ancak büyük bir kısmını devlet karşılamalı. Mesela özel muayene ücreti 300 TL ise hasta cebinden 30 TL vermeli. Geri kalan 270 TL’yi devlet karşılamalı. Özel ameliyatlar için de aynı şey geçerli olabilir. Bu oranlar da bir yönetmelik yapılarak düzenlenebilir. Alt ve üst sınırlar yine aynı şekilde yönetmelikle veya Türk Tabipleri Birliği tarafından belirlenebilir. Böylece hastalar düşük bir ücret ödeyerek özel muayene olabileceklerdir. Özel muayene olan hastalardan hem öğretim üyesi hem de hastane kazanacaktır.
- Bence en önemli kısım ise şu: Bir bölümde bakılan özel hasta sayısı ve yapılan özel ameliyat sayısı bakılan toplam hasta sayısının veya yapılan ameliyat sayısının belli bir oranını geçmemelidir. Mesela o bölümde toplam ayda 1000 hasta ameliyat olduysa sadece 100 hastaya özel ameliyat yapılabilmelidir. Bu oran da yönetmelikle veya Türk Tabipleri Birliği tarafından belirlenebilir. Bu sayede özel hastaya ameliyat yapmak için belli sayıda normal hastaya ameliyat yapılması gerektiği için özel ameliyat sayısını artırmak isteyen bölümler normal ameliyat sayısını da arttırmak zorunda kalacaklardır. Böylece yapılan ameliyat sayısı artacak, sadece özel hastalara ameliyat yapılmamış olacak ve ameliyat için bekleme süresi azalacaktır. Özel muayeneler için de aynı şey geçerli olması halinde randevular daha erken zamana çekilebilecektir.
- Bir aydaki özel ameliyat veya özel muayene sayısının toplam hastaların belirlenen yüzdesini geçmesi halinde ise SGK tarafından ödeme yapılmamalıdır. Böylece yapılan usulsüzlükler de engellenmiş olacaktır.
Benim çözüm önerilerimin herkes için en iyi seçenek olduğu kanaatindeyim. Sizin de eğer çözüm önerileriniz varsa lütfen belirtin.
Saygılarımla,
Mehmet